Kadınlar, ergenliğe merhaba dedikleri ilk günden itibaren genital organlarının sağlığı için çeşitli tarama testlerine ihtiyaç duyuyor. Bu taramalarda ilk hedef, kanserin önlenmesi ya da erken teşhisi oluyor.
1- Pap smear
Rahim ağzı kanserinin taranması için kullanılan bu test, kullanım kolaylığı, sonuçlarının doğruluğu ve bu sonuçlar sayesinde hastalık ilerlemeden tedaviye ulaşma imkânı vermesi nedeniyle kadınların yaptırabileceği ‘en değerli tarama testi’ olarak kabul ediliyor. HPV ile yüzde 99.7 oranında ilişkili olduğu için tarama testleri içerisinde HPV testinin yapılması da önerilmektedir. HPV testi sinir testi anormallikleri yok ise 30 yaş itibariyle mutlaka serviks kanseri tarama testleri içerisine dahil edilmelidir. Serviks kanseri 10-15 yıl gibi uzun bir süre içerisinde ortaya çıktığı için hücresel değişikliklerin erken tespiti kanser ortaya çıkmadan gerekli müdahalelerin yapılmasını mümkün kılar.
Ne zaman?
Cinsel ilişki başladıktan sonra üç yıl içinde ve en geç 21 yaşında Pap smear testi yaptırmaya başlamak gerekiyor. Örneğin cinsel hayatı 20 yaşında başlamış olan bir kadının üç yıl beklememesi, 21 yaşından itibaren bu testi yaptırması ve taramaların en az üç yılda bir yaptırılması öneriliyor.
Nasıl?
Jinekolojik muayene sırasında, hastanın fark etmeyeceği kadar hızlı ve kolay bir şekilde rahim ağzından fırça ya da çubuk yardımı ile sürüntü alınıyor ve cam üzerine sürülerek, sıvı bazlı testlerde ise özel taşıyıcılar içinde patoloji laboratuvarına gönderiliyor. Burada mikroskop altında özel tekniklerle incelenerek hücreler değerlendiriliyor. Rahim ağzındaki hücrelerde görülen değişiklikler, öncü lezyonlar olarak adlandırılıyor ve değişikliğin oranına göre bunlar sınıflandırılıyor. Bu öncü lezyonların tedavisinin kansere göre çok daha kolay olması Pap Smear’ın önemini ortaya koyuyor. Bu tarama testinin bir başka avantajı ise hastanın radyolojik ışın almaması oluyor. Vajinal muayenenin uygun olmadığı kadınlarda pelvik ultrasonu grafiği ile rahim ve yumurtalıklar değerlendirilebilir, ultrasonografi esnasında mesanenin dolu olması bu değerlendirme için gereklidir.
Risk saptanırsa?
Pap Smear testi sonucunda riskli gruba giren öncü lezyon saptanırsa rahim ağzının büyütülerek incelendiği kolposkopi yöntemine başvuruluyor. Burada anormal görülen alanlardan biyopsi alınarak smear sonucu ile karşılaştırılabiliyor. Müdahale edilmesi gereken bir lezyon varsa Leep denilen yöntemle bölgeden parça çıkartılabiliyor. Yakma ve dondurma yoluyla tedavi yöntemleri günümüzde daha az tercih ediliyor.
2- Ultrason tarama
Ultrasonografi yöntemiyle yapılacak yıllık rutin jinekolojik muayenelerin rahim ve yumurtalıklardaki kitlesel lezyonları tanımlayabilmek ve gerektiğinde başka testlerle bulguları desteklemek açısından önem taşıyor. Pap Smear testi de bu muayeneler sırasında yapılabiliyor.
Ne zaman?
Cinsel açıdan aktif her kadının, normal koşullarda yılda bir kez kadın hastalıkları ve doğum uzmanı tarafından muayene edilmesi öneriliyor. Rahim kanseri riski açısından özellikle menopoz döneminde rahim iç duvar kalınlığının ölçülmesi de önem taşıyor.
Nasıl?
Transvajinal ultrason denilen yöntemde, ultrason cihazı vajinal yolla uygulanıyor ve rahim iç duvarı bu şekilde inceleniyor. Rahim iç duvarı (endometrium) her ay hormonal etki ile kalınlaşıyor ve adet ile atılıyor. Muayene sırasında burada sürekli bir kalınlaşma görülmesi uyarıcı oluyor. Bu muayene sırasında yumurtalıklardaki kistik oluşumlar da değerlendiriliyor.
Risk saptanırsa
Gerekli vakalarda rahim içinde biyopsi ile örnek alınarak patoloji laboratuvarına gönderiliyor ve gelen sonuca göre tedavinin yönü belirleniyor.
3- Tümör belirteçlerinin taranması
Yumurtalık kanserinde kandaki tümör belirteçlerinin artması nedeniyle, riskli gruplarda bunların taranması teşhis açısından yol gösterici olabiliyor. Ancak bu belirteçlerin yüksek olması her zaman yumurtalık kanserini işaret etmiyor. Tek başına hiçbir ultrason ve muayene bulgusu olmadan tümör belirteçlerinin rutin testlere eklenmesi önerilmektedir.
Ne zaman?
Jinekolojik muayene sırasında şüpheli bir bulguya rastlanırsa sadece uygun hasta grubunda tümör belirteçleri testi yapılır.
Nasıl?
Muayeneye gelen hastadan kan örneği alınarak bakılıyor.
Risk saptanırsa
Yumurtalık kanserinde en sık yükselen tümör belirteçi olan CA125, adet dönemine yaklaşılan dönemde, çikolata kisti olan kadınlarda, miyomların varlığında, sigara içen kadınlarda ve yüzde 2 oranında hiçbir sorunu olmayan kadınlarda da kanser vakalarındaki kadar olamasa da yüksek çıkabiliyor. Bu nedenle bu testin sonuçları sadece uyarıcı oluyor. Ailesinde yumurtalık kanseri var olan kadınlarda, belirteçlerin yüksekliği halinde nedenlerini değerlendirmek önem taşıyor.
4- Her ay elle meme muayenesi ihmal edilmemeli
Elle muayene herkesin hemen ulaşabileceği bir tarama yöntemi. Her kadının adet bitiminde kendi memesine dokunması, daha önce var olmadığını düşündüğü bir kitle varsa bununla ilgili hemen kadın hastalıkları ve doğum uzmanına ya da genel cerrahi uzmanına başvurması gerekiyor. Bu kitlenin iyi huylu olma ihtimali de var. Ancak muayene edilmesi şart. Birçok kanser türünde olduğu gibi, erken teşhis hayat kurtarıyor.
Elle muayene nasıl yapılır?
Doğru bir elle muayenenin ayna karşısında ayakta ve yatarak yapılması gerekiyor. İki meme arasında simetri bozukluğu meydana gelip gelmediğini ve deri üstündeki değişiklikleri görmek önem taşıyor. Muayeneyi meme başından başlayarak, yuvarlak hatlarla tüm meme dokusunu ve koltuk altını kapsayacak şekilde, parmak uçlarıyla ciltten göğüs kafesi kemiklerine doğru bastırarak yapmak gerekiyor. Bu sırada ele gelen ağrılı veya ağrısız kitlenin ve daha önce olmadığı düşünülen en küçük lezyonun dahi dikkate alınması ve doktora başvurulması hayat kurtarıyor.
5- Meme muayenesi
Her sekiz kadından birinde meme kanseri görüldüğü gerçeği göz önüne alındığında, bu test büyük önem taşıyor.
Ne zaman?
Birinci dereceden kadın akrabalarında meme kanseri öyküsü olanların, adet düzeni erken başlayanlar ile menopoza geç girenlerin risk faktörleri daha yüksek oluyor. Bu kişilerin düzenli kontrolleri daha erken olabilmekle birlikte günümüzde her kadının 35 yaşında ilk mamografiyi çektirmesi, bunu ultrasonografi taraması ile desteklemesi, sonuçları 40 yaşına kadar saklaması, beş yıllık süreçte problem çıkmadığı sürece 40 yaşından itibaren mamografi çekimini yılda bir tekrarlaması öneriliyor. 35 yaş öncesinde hormonlara bağlı olarak meme dokusunun dolgun olması mamografinin görüntüleme yeteneğini düşürüyor.
Nasıl?
Her iki meme de mamografi cihazında plakalar arasına sıkıştırılarak görüntü alınıyor ve el muayenesiyle saptanamayacak kadar küçük anomaliler tespit edilebiliyor.
Kitle tespit edilirse
Kitlenin türü çeşitli yöntemlerle tespit ediliyor. Kitle kötü huylu ise bulunduğu evreye göre tedavi planlanıyor.
*Bu içerik Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanlarımız tarafından hazırlanmıştır.

COVID-19 İle Soğuk Algınlığı, Grip ve Alerjik Rinit Nasıl Ayırt Edilir?
Kolajen Nedir, Ne İşe Yarar? Collagen Faydaları Nelerdir?
Soğuk Algınlığı Belirtileri ve Grip Belirtileri
Yaza Hazırlık
Sağlıkla Gidin, Sağlıkla Dönün
Sağlığınız için Yurt Dışında da Yanınızdayız!